17/6/2009 - Çünkü Bu Kelime Onun İçin Çok Şey İfade Ediyor ...

Hep sorarız kendimize... Niçin kilometrelerce yol gideriz? Deli miyim neyim? diye. Kimi zaman 35-36 saat yolculuğumuz olmuştur, maaşımızın tamamını Göztepemize yatırmışızdır. Tarifi yok işte Göztepeliyiz, deliyiz, sevdalıyız. Herkesin bir tribün başlangıcı vardır, O başlangıç aşkın, sevmenin başlangıcıdır, tarifidir, vazgeçemezsiniz. Evlenirsiniz, çoluk çocuğa karışırsınız, torun sahibi olursunuz ama kalplerdeki o Göztepe aşkı hep bir yerlerde durur, her Göztepe ismi geçtiğinde gözleriniz pırıl pırıl parlar, bazende dolar. Size bir Göztepe sevdalısının ''nasıl Göztepe sevdalısı'' olduğunu anlatmak istiyorum. '' Orta okula başladığım ilk yıldı, sene 68-69 sezonu olması lazım. Göztepe'yi amcam ve kuzenlerimden duyardım, her maça giderlerdi. Bir gün beni de götürdüler, futbol nedir? bilmezdim. Rakip Ankara takımıdıydı galiba. Ankarademirspordu. Herkes ayağa kalkıp bağırıyordu bende gol mü oldu? diye yanımdakilere soruyordum. Hayır gol olmadı kaçırdık, diyorlardı. Sonra gol ne diye sordum, amcam da top bu iki direğin arasından geçtimi olur, diye söyledi bana. O gün Göztepe 4-0 galip gelmişti. Ben taraftardan, atmosferden çok etkilenmiştim. Daha sonra amcamın peşini hiç bırakmadım ve her İzmirdeki maçlara gitmeye başladım. Anneme amcamında bilet parasını ver beni maça götürsün, diye yalvarırdım. Tabi daha sonra en kral hakemlere taş çıkarırcasına futbolun kurallarını öğrendim. O zamanlar açık kapalı balkon tamamen dolardı. Bir sezonda gitmediğim maç sayısı ikiyi geçmezdi. Küfür ve kavga kesinlikle olmazdı, İzmir'deki takımlarla maç yaparken zaten herkesin oturduğu yer belliydi. Biz hep kapalının sağına girdik, mahalleden komşularla toplanırdık, herkes birbirini tanırdı. Şimdi herkes Göztepe taraftarına hayran. Hayran olanlar o zamanki taraftarı göreceklerdi. O zaman ki taraftar daha muhteşemdi. O zaman bizim maçlara GS' li FB'li taraftarlar da gelirdi Göztepeyi izlemeye. Çünkü seyir zevki ve muhteşem taraftar vardı. Gece maçlarından sonra kordondan konağa kadar yürür, ordan eve giderdik. Aramızda rakip taraftarlarında oturduğu olurdu. Bir seferinde gol sevincini fazla yaşadıkları için uyarılmışlardı. Bayan taraftarlar ve aileler maçlara çok gelirdi. Küfür oldu mu herkes küfür edeni uyarırdı. Bende bir bayan olarak bu sayede rahat bir maç izlerdim. Amigomuz İsmet kapalıda bizleri çoştururdu. Kapalıdan açığıda ateşlerdi. Göztepenin Roma, Cardifcity ve lüksemburg maçlarına gittim. Bunlar hafızamda kalan maçlar. Lüksemburg iki maçı da İzmirde oynadı. İkinci maç bir hafta sonra olduğu için gitmediler. İzmir'de kaldılar. Birde o zamanlar herkes bizi çok severdi, saygınlığımız çoktu. Metin Oktay bile Göztepe ile jübile maçı yaptı, 1-0 yendik. Ne mutlu hala gururlanarak Göztepeliyim, diyorum.'' İşte nasıl başlamış sevdası ... Şimdi merakta edersiniz kim diye bu. Birde inatla o zaman Göztepe taraftarı daha muhteşemdi, diye iddaa ediyor. İlerleyen yaşına rağmen Göztepe atkısıyla dışarı çıkıyor, evinde her zaman bir Göztepe bayrağı olmuştur. Bu kişi benim annem. Bana bıraktığı en güzel miras ve zenginlik Göztepelilik. Yazımın başlığını sona bıraktım. Şimdi bunu da merak edersiniz. GÖZ GÖZ GÖZTEPE. Çünkü bu kelime onun için çok şey ifade ediyor. PAŞALI 16.06.2009
|